en_US
en
off
Mobile View
Desktop View
 

Powered By Ali Üçpınar

holywwod
5793
 

Eğer bir sektörde, bir meslek dalında belli bir süre çalışırsanız, o sektörün mutfağında yani hazırlık aşamasında işlerin nasıl yürüdüğünü bilirsiniz. Bu her meslekte aynı şekildedir, sağlıktan tutunda gıda sektörüne, pazarlamaya kadar.


Genelde bir çoğumuzun yaşadığı bir örnek vardır hani, arkadaşınız bir işte çalışmaya başlar ve ayrıldıktan sonra örneğin lokanta da çalışmışsa, oranın sağlıksız koşullarından ve mutfağında yaşanan iğrenç şeylerden bahseder, geçenlerde yaşadığım bir olay aynen şöyle oldu ;bir marketten alışveriş yaparken, markette karşılaştığım bir arkadaşım peynir reyonun da elimi uzattığım markanın peynirini ısrarla almamamı söyledi, sebebini sorduğumda; ‘’altı aydır bu firmada çalışıyorum ve nasıl peynir üretildiğini görsen bir daha asla peynir yemezsin’’ oldu, detaylarla da beni  o markadan nefret eder hale getirdi.

Çok uzun bir süre sayılamayacak kadar da olsa, pazarlama sektöründe çalışmış olmam,beni öğrenme heyecanım ve hırsımdan dolayı sektörde oldukça bilgi sahibi yaptı, öyle ki daha birinci yılım dolmadan mesleki makaleler yazmaya başlamıştım, öğrendiğim her şeyi not alıyor, bilginin olduğu her deliğe giriyordum.


Sektörden ayrılmış olsam da, tıpkı ünlü bir peynir markasıyla çalışan arkadaşım gibi, Network ve pazarlama sektörünün mutfağında neler yaşandığını ve çarkın nasıl döndüğünü biliyorum,ancak pazarlama sektörü çok geniş olduğu ve hayatımızın her alanına etki ettiği için konu sizi de bir hayli ilgilendiriyor,tabi bizim işimiz gıda sektöründen biraz farklı, bende zaten bu yazıyı size sektörün mutfağını ispiyonlamak için yazmadım,  zira sektörü hala seviyorum ve takip ediyorum, ama çoktandır aklımda olan ve geçtiğimiz aylarda gözümüzün içine sokularak yapılan bir yardım kampanyası hilesini anlatmadan geçemeyeceğim.


Aslında konu Viral Reklam, hilelik bir tarafı yok diyebilirsiniz, ben hile diyorum, çünkü konu sağlıkla ilgili ve insanların duyguları üzerinden yapılan bir reklam şeklini hiçbir zaman doğru bulmam.


Öncelikle,  Viral reklamın ne olduğunu bilmeyenler için 2009 da Türkiye’de yapılan bir viral reklam örneği vereyim.


Video Player
00:00
Use Left/Right Arrow keys to advance one second, Up/Down arrows to advance ten seconds.00:00
00:00
Use Up/Down Arrow keys to increase or decrease volume.


Bu video yu hatırlarsınız, sevgilisi tarafından aldatılan Fulya isimli genç kız, sevgilisinden intikam almak için bir video çekiyor ve video da seksi geceliği bile dahil olmak üzere, sevgilisiyle arasında özel bir anlam taşıyan tüm eşyalarını, bir alışveriş sitesi olan gittigidiyor.com da 1 tl ye satışa çıkardığını duyuruyor, nerede nerede ? gittigidiyor.com da işte can alıcı noktada burası,bu videoyu youtube da ve facebook da yayınlandı…ve ne mi oldu.


Üzerinden 24 saat geçmeden tıklanma rekorları kıran bu video milyonlarca insana ulaştı ve haber kanallarında dakikalarca gündemde kaldı, ulusal gazetelerin ve haber sitelerinin ana sayfasında yer aldı.


Fulyanın Facebook da açılan hayran sayfasına 24 saat içinde 68.000 arkadaşlık isteği geldi, video internet üzerinden bir ayda 4.5 milyon kez izlendi, tam 47 adet Fulya ya cevap videosu çekildi, bu videolar da tıklanma rekorları kırdı. Bloglar üzerinde 6.300 yazıya konu oldu.


veee sonuç, bu videonun yayınlandığı tarihten itibaren, gittigidiyor.com isimli sitenin kayıtlı kullanıcı sayısı % 97 arttı, google de aranma sayısı % 200 arttı ve site Türkiye’nin en büyük siteleri sıralamasında 19 dan 15. sıraya yükseldi.

Gittigidiyor isimli site, toplumdan alacağını aldıktan sonra, bunun reklam amaçlı çekilmiş bir video olduğunu ve video da anlatılanların tamamen bir senaryo olduğunu söyledi, böylece dünyanın en başarılı viral reklamlarından biri tarihte yerini alırken, söz konusu internet sitesi milyonlarca dolarlık bir kazançla hedefine ulaşmış oldu.


Kelime anlamıyla viral, doğal olarak yayılan, virüs kelimesinden türeyen bir kelime, pazarlama dünyasındaki kullanımı ise ”Viral Reklam” olarak yukarda anlattığım örnekte olduğu gibi. Doğal olarak yayılan ve ilk bakışta reklam olmayan video, yazı duyum vs.


Ancak biraz sonra anlatacağım konuyla değerlendirirsek, gittigidiyor.com sitesinin yaptığı son derece masum bir çalışma.


Şimdi gelelim asıl  konuya, geçtiğimiz yaz , temmuz ortalarında Amerika’da ALS hastalığına dikkat çekmek için başlayan bir yardım kampanyası, kampanyanın adı : Ice Bucket Challenge, yani ”bir kova buz” kampanyası. Format oldukça basitti, video sizi kayda alırken bir kova buzlu suyu tepenizden aşağıya döküyorsunuz ve seçtiğiniz birine aynısını yapması ve ALS derneğine 100 dolar bağış yapması için meydan okuyorsunuz.


Kampanya Amerika’da çok hızlı bir şekilde büyüdü çünkü Amerika’nın en ünlü isimleri kampanyaya katıldı, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg kampanyayı daha da büyüttü ve ünlü yaptı, bir kova buzlu suyu dökerken Microsoft’un kurucusu ve sahibi dünyanın en zengin insanı Bill Gates’e meydan okudu ve Gates’de bu meydan okumaya karşılık verdi.


[0857265376295]

Mark Zuckberg ( Facebook kurucusu)


[images]

Bill Gates ( Microsoft şirketinin kurucusu)


Kampanya insanların beklemediği şekilde , önce Avrupa ülkelerine ardından  tüm dünya ülkelerine yayıldı. Televizyon ve gazetelerde haftalarca gündemde yer tuttu. Türkiye’de bu ülkelerden biri oldu ve birçok ünlümüz kampanyaya destek verdi. Kampanya sırasında, yardım kampanyasından çok ünlülerin kendisini gösterme ve hatırlatma Showlarına dönüşen şirazesi kaymış gösteriler ve şımarık üsluplarını çoğumuz itici bulsak da, onlar ünlüydü ve şımarıklıkları alışılmış bir durumdu.



[als_burak_avsar_ata]















Kampanya tüm dünyada duyulmuştu artık, zengin, fakir, ünlü, ünsüz herkesin iyi niyetli ve son derece duyarlı bu tavrından herkes hoşnut sayılırdı ve ALS hastalığı için Amerika’da 30 milyon dolar Türkiye’de 176 bin tl bağış toplandı.

Bende sosyal medyada ve tv de herkes gibi, bazen öylesine, bazen gereksiz ama izlenilebilir, bazen de tebessümle izledim bir çoğunu.


Peki ALS hastalığı nedir ?


ALS, merkezi sinir sisteminde, omurilik ve beyin sapı bölgesindeki nöronların (motor sinir hücreleri) azalması sonucu görülen bir hastalık.

Ellerde, bacaklarda, ağız-yutak bölgesinde başlayabiliyor ve ilerleyerek yayılabiliyor. Konuşma ve yutma güçlüğüne, solunum yetersizliğine ve kaslarda felce neden olan hastalık, daha çok orta yaştaki kişilerde görülüyor.


Bu hastalık dünya nüfusunun  % 0,004 nde var, ama çok daha yüksek oranlardaki hastalıklar yerine bu hastalığın seçilmesindeki püf nokta neydi acaba ?



Profesör Stephen Hawking ismini daha önce tv de, bir derste, ya da internette mutlaka duymuşsunuzdur, ama unutanlara hatırlatayım, ünlü Amerika’lı fizikçi, yaşayan en büyük bilim adamı ve yüzyılın dâhisi, kendisi bir ALS hastası yürüyemiyor, hareket edemiyor, konuşamıyor. Özel bir bilgisayar sayesinde klavyede dokunduğu harfler, sesli konuşmaya dönüşüyor.



Tanrı nın olmadığını iddia eden tezleriyle, geçen yıla kadar sık sık haberlerde gördük, neyse ki geçen yıl tanrının var olduğunu kabul etti de bizi de haber bulamayan kanalların bayat haber yapma anlayışından kurtardı.

[images818CP26M]

Stephen Hawking








ALS konusunda kahramanımız Stephen Hawking ,ama onu kahramanımız yapan şey kendisinin en ünlü ALS hastası olması değil. ALS kampanyasının hemen akabinde bir ALS  hastası olarak, hayatı Hollywood’a konu olması.


Evet doğru duydunuz, kampanyayla filmin çekimi aynı dönemde başladı, hatta çekimler daha önce başlamış, bende sonradan öğrendim,kampanya sırasında sürekli ALS hastalığı anlatılırken Stephen Hawking örneği verildi, çünkü bu hastalığa sahip en ünlü kişiydi,ünlü bilim adamını tanımayanlarda bu sayede tanıdı, buzlu su kampanyası bittikten bir kaç sonra film ABD de vizyona girdi.


Hawking’in hayatını anlatan film ‘The Theory of Everything’in (Her Şeyin Teorisi) ismiyle Amerika’da çoktan gösterime başladı,ocak ayında İngiltere’de Şubat ayında ise Türkiye’de vizyona giriyor.


[her-şeyin-teorisi-the-theory-of-everything-stephen-hawking-www_normalisgood_net_1]





















Hollywood film sektörü demek, dünyanın en büyük film yapımcıları, dev şirketler ve milyarlarca dolarlık kazançlar demektir. Hollywood neyi nasıl pazarlayacağını elbette çok iyi biliyor. Film şimdiden Oscar’a aday gösteriliyor ve gişe rekorları kırması bekleniyor.



Sizce milyarlarca insanın çoğuna duyuramayacakları halde tv reklamlarına milyonlarca dolar harcamaya gerek kaldı mı?

Hoşçakalın..

Hollywood’un Yolları Taştan, Reklamlar Çıkarttı Beni Baştan…